English
     
Basic family site
Welcome

Adım <HASAN HÜSEYİN TÜRKMEN> sitenin kurucusu,yöneticisi  ve Web sorumlusuyum.

Bu site geçmişte hoş bir seda bırakıp gitmiş olanları hatırlamak ve yaşayan,aralarında kan bağı olan tüm akrabalarımızı biraya getirmek,buluşturmak için hazırlanıyor.

En kıymetli destek bilginin doğru bir şekilde bu siteye aktarılmasına yardımcı olmanızdır. lütfen benimle irtibata geçmek için here tıklayın.
Our family tree is posted online on this site! There are 250 names in our family site. The earliest event is the birth of SÜLEYMAN TÜRKMEN (1667). The most recent event is the death of FATMA AKSOY (kızlık soyadı TÜRKMEN) (Nov 20 2010).
Bu site en son May 18 2012 tarihinde güncellendi ve mevcut olarak 11 kayıtlı üyeye sahiptir. If you wish to become a member too, please click here.  

İyi Eğlenceler!


Go to family tree

Go to family photos
Family news
May 18, 2012

Muzaffer AKSOY updated his profile.
July 07, 2011

Muzaffer AKSOY updated his profile.
Muzaffer AKSOY tagged <Private> TÜRKMEN in a photo
June 30, 2011

İSMAİL TÜRKMEN tagged <Private> in a photo
June 29, 2011

mustafa ay commented on the photo nevin:
 >> Hatırlanma Şekliniz
>
>
> "Sen de dedem gibi ölecek misin, anneanne?" sözleri hasta odasında yoğun sessizlik yaşanmasına neden olmuştu. Geçirdiği ameliyatlardan sonra pek toparlayamamış yaşlı bayan hastamızı ilkokula yeni başlamış torunu ve kızı ziyarete gelmişti. Küçük çocukları hasta ziyaretine kabul etmememiz başlangıçta sorun yaratmış, kısa süreli ziyaret için izin koparmışlardı.
> Hasta odasında ana kız konuşup dertleşirken torun araya girip sormuştu o can sıkıcı soruyu. Kafamı eğip elimdeki dosya ile ilgileniyormuş gibi yaptım. Hastamız torununu yatağın kenarına oturttu. Ellerini tutarak
> -"Şimdi değil, iyileşip eve döneceğim, merak etme. Hemen ölmeyeceğim. Ama er veya geç hepimiz öleceğiz" dedi.
> Torun yanıttan pek tatmin olmuş gibi değildi.
> - Ama bu haksızlık, anneanne. Ölünce onları bir daha göremiyoruz. Dedemi çok özledim ben.
> - Merak etme, insanlar ölünce görünmez olurlar ama hepten yok olmazlar.
> Torun bir süre anneannesinin boynundaki kolye ile oynayarak düşündü. Sonra;
> - "Peki, insanlar ne oluyor, ölünce" diye sordu.
> Anneanne önce bana sonra kızına baktı. Torununun saçını okşayarak;
> - Bir şekilde aramızda oluyorlar, ölenler. Kimi bir renk, kimi tat veya koku kimi de dokunuş olup geri geliyorlar. Mesela rahmetli annemin yaptığı puf böreğini hiç unutmadım. Nerede o kokuyu veya tadı bulsam annemin orada yanımda olduğunu bilirim. Dedeni ise saçlarımdaki dokunuş ile hatırlarım. Nerede bir rüzgâr saçlarımı okşasa dedenin yanımda olduğunu düşünür, sevinirim.
> - Peki, sen ölünce ne olup geleceksin, anneanne?
> - Onu sen bileceksin. Beni nasıl hatırlamak istersen o şekilde geleceğim yanına.
> Ziyaret kısa sürmüştü. Onlar odadan çıktıktan sonra hastamız torununu çok özlemiş olduğunu belirterek ziyarete engel olmadığımız için teşekkür etti.
> - Bu küçük torunumu büyüğünden daha çok seviyorum, doktor bey.
> - Torunlarınız arasında ayırım yapmamanız gerekmez mi?
> - Haklısınız ama böyle olmasında biraz kızımın da kabahati var. İlk çocuğunu çabuk büyütmeye çabaladı. Kendince başardı da. Ama hepimizden uzak soğuk, ağır biri oldu çıktı, büyük torunum. Şimdi hepimiz yakınıyoruz ama iş işten geçti.
> - Neden böyle oldu?
> - Ne yazık ki, kızım da diğerleri gibi zamane annelerinden oldu. Çocuğunu en iyi şartlarda, en iyi okullarda en iyi eğitim ile yetiştireceğim diye tutturdu. Çocuğun almadığı ders kalmadı neredeyse. Bale, piyano, tenis,yüzme dersleri yetmedi kolejlerde okuttu. Şimdi adı sanı duyulmuş kolejlerden birinde okuyor. Ama hepimizden uzaklaştı. Derslerinden başka oyun bilmeyen soğuk ağır biri oldu.
>
> Bir süre sustu, soluklandı. Elimi tutup yatağında doğruldu. Yastıklarını düzelttim.
> - Zamane anneleri böyle oluyor, işte. Çocuk yetiştirmeyi yemek yapmak sanıyorlar. Parayı bastırıp en donanımlı mutfakta en iyi malzemeleri kullanırsa yemeğin mükemmel olacağını hayal ediyor, ortaya çıkan yemeğe bakıp neden lezzetli olmadığını soruyor, kabahati mutfakta veya malzemede arıyorlar. Kendilerine hiç kabahat bulmuyorlar. Hâlbuki elinin emeği, sabrı, özeni olmadıkça lezzeti yakalayamazsın. Hele bir sarma sarsınlar da göreyim ben onları. Bu kez de "o kadar emek verdim, kimseye yedirtmem" diye tutturur bunlar. Hayat kolaylaşıp hızlandıkça her şeyin aynı kolaylıkla yapılacağını sanıyor bu zamane anneleri. Çocuklarını da çabuk büyütmeye uğraşıyorlar. Onları hızlı yaşlandırdıklarının farkında bile değiller.
> - Yani?
> - Çocuk bu, yetiştiği ortamdaki insanlara, anne babasına benzeyecek elbet.
> Çocuk onlara benzemeye başladıkça anneler kendi beğenmediği yönlerini çocuklarında görüp kızıyor, nerede hata yaptıklarını bulmaya çabalıyorlar.
>
>
> Birkaç gün sonra hastamızın başucunda suluboya bir resim vardı. Mavi gökyüzünde sapsarı güneş ve bir de uçurtma uçuran kız çocuğu vardı resimde. Hastamız resim ile ilgilendiğimi görünce okumakta olduğu gazetesinden kafasını kaldırıp;
> - Torunum benim için yapmış bu resmi, doktor bey. Resimdeki kız kendisiymiş. Karar vermiş, ben ölünce resimdeki gökyüzünün mavisi olacakmışım, onun için. Gökyüzüne her baktığında benim yanında olduğumu bilecekmiş, böylelikle. Bu sımsıcak güneş ise dedesiymiş.
> Gözleri dolmuştu. Birkaç damla yaş süzüldü gözlerinden.
> - "Torunumun gözünde gökyüzünün mavisi olacakmışım, dedesi de hepimizi ısıtan güneş. Daha ne olsun?" dedi.
>
> Öğle arasında bahçeye çıktım. Yağan yağmurun ardından masmavi gökyüzünde açan güneş, sıcaklığını iyice hissettiriyor, ağaçlar sonbahara hazırlanıyordu.
>
> Ya sİz!
> Nasıl hatIrlanmak İstİyorsunuz?
> HatIrlanma şeklİnİzİ, karşInIzdakiler değİl, sİzİn yaşamda bIraktIğInIz İzlerİN belİrleyeceĞİNİ HİÇ UNUTMAYIN…
>




Mustafa Ay




--------------------------------------------------------------------------------

varlığımız ile yokluğumuz arasında fark olsun , öyle bir yaşayalım ki yokluğumuzda sevenlerimizin gönlünde yerimiz zor dolsun . Mutluluk ve huzur dağıtalım her yana , biz olmasakta yüzleri güldüren hatıralarımız olsun....
HERŞEY GÖNLÜNÜZCE OLSUN....(may) 
mustafa ay commented on the photo nevin:
 Amin kardeşim , mekanı cennet olsun , öbür dünyada bizi bekliyor sevdiklerimiz , bu dünya yalan, onlara kavuştuğumuzda , hep birlikte yaşayacağız orda inşallah. 
June 28, 2011

İSMAİL TÜRKMEN commented on the photo nevin:
 Allah mekanını cennet etsin canım ANAM... 
Feb 27, 2011

Muzaffer AKSOY joined another family site: aksoy Web Site
Dec 26, 2010

İSMAİL TÜRKMEN commented on the photo nevin:
 canım annem 
İSMAİL TÜRKMEN tagged NEVİN TÜRKMEN (kızlık soyadı AYDOĞMUŞ) in a photo
Dec 25, 2010

mustafa ay invited RABİYA TÜRKMEN to the family site.
İSMAİL TÜRKMEN updated his profile.
Dec 20, 2010

mustafa ay invited İSMAİL TÜRKMEN to the family site.
Dec 09, 2010

ilker ışıla updated his profile.
June 02, 2010

Muzaffer AKSOY commented on person İSMAİL TÜRKMEN :
 İsmail dede'min ölüm tarihi 04.04.2000 tarihi olacak. 
Muzaffer AKSOY tagged <Private> in 1 photos
 
Muzaffer AKSOY tagged <Private> in 1 photos
 
Muzaffer AKSOY tagged <Private> in 1 photos
 
Muzaffer AKSOY tagged <Private> in 1 photos
 
Muzaffer AKSOY tagged <Private> in 1 photos
 
Muzaffer AKSOY tagged <Private> in 1 photos
 
Muzaffer AKSOY tagged <Private> in 1 photos
 
Feb 02, 2010

Muzaffer AKSOY updated his profile.
Muzaffer AKSOY updated his profile.
 
View older news
News articles
Announcements:Duyurular
Posted by: Hasan Hüseyin TÜRKMEN on July 12 2009 15:38
Siteye katkısı olanlara teşekkür ediyorum. Çalışmaların devamını diliyorum.
2 Comments|8 Views|View full article

Local news:HÜSEYİN SAÇAKÇI (Allah Rahmet Eylesin)
Posted by: mustafa ay on Feb 27 2009 10:23

Şehit Pilot Kd. Üstegmen Hüseyin Saçakçı

1936 yılında Mucur'da doğdu. Niyazi-Hasibe Saçakçı'nın dört çocuğunun en büyüğüdür, İlk ve Ortookulu Mucur'da okudu. 1955 yılında Atatürk Lisesi'nden mezun oldu. 1957 yılında Hava Harp Okulu'ndan Hava Pilot Asteğmen olarak mezun oldu. 28.02.1958 tarihinde teğmenliğe, 30.08.1960 tarihinde üsteğmenliğe yükseldi.
1959 yılında Jet Eğitim Filo Komutanlığı'nda, 1959-1960 yıllarında 9. Hava Üs Uçus Grup Komutanlığı'nda, 1960-1965 yılları arasında S. Hava Üs 183. Filo Komutanlığı'nda görev yaptı.
06.04.1965 tarihinde görev uçusu sırasında, Diyarbakır Karacadağ'da şehit oldu.
Şehit Pilot Kıdemli Üsteğmen Hüseyin Saçakçı , Sıdıka Onan ile 1962 yılında Mucur'da evlendi. Kızı, tüp bebek uzmani Dr. Oya Saçakçı Karabulut, Kalp Damar Cerrahi Dr. Hasan Karabulut'la evli olup. Irmak adında bir torunu vardır.
Şehit Pilot Kıdemli Üsteğmen Hüseyin Saçakçı'nın kabri Mucur Şehitliği'ndedir.

0 Comments|12 Views|View full article

Local news: TAHİR CANATAN (Ruhu Şad Olsun)
Posted by: mustafa ay on Feb 27 2009 10:14

Tahir Canatan'a Ağıt

Müftü Köse Vaiz Hacı Ahmet Efendinin sekizinci ve son çocuğu olarak 30.12.1936 tarihinde Mucur'da dünyaya gelen Tahir Canatan,ilk ve ortaokulu Mucur'da bitirip,Ankara Atatürk Lisesinde başladığı tahsilini Kayseri Lisesinden 1956'da tamamlayıp mezun olmuştur.Aynı yıl İzmir Hava Harp Okulunun giriş sınavını kazanarak iki yıllık öğrenim ve eğitim uçuşunu bitirip pilot teğmen olarak 1958-10 sicil numarası ile Türk Hava kuvvetlerine katılmıştır.

1958-1960 yıllarında Eskişehir Jet Eğitim Filo'sunda T-33 uçaklarında eğitim gören Tahir Canatan,iyi ahlâkı,kişiliği,bilgi, yetenek ve çalışkanlığıyla komutanları ve arkadaşları tarafından çok seviliyordu 23 Mayıs 1960 tarihinde Eskişehir Kayseri hava sahasında yaptığı görev uçuşu sırasında,uçağının arızalanıp düşeceğini anlayan ve uçağının yönünü doğup büyüdüğü ve çok sevdiği Mucura çeviren Tahir Canatan,Mucur'un Dolazı mevkiinde uçağı yere çakılarak şehit olmuştur.

Şehit Tahir Canatan'ın ölümü tüm yurtta derin üzüntü yaratmıştır.Doğup büyüdüğü ve çok sevdiği Mucur'da devlet töreniyle toprağa verilen Tahir Canatan'ın Solaklı Mahallesindeki mezarına bir şehit abidesi inşa edilmiş ve ön kısmına bir çeşme yaptırılmıştır.Mucur Belediyesi bir caddeye onun adını vermiş,Hava Kuvvetleri Komutanlığı,Kaman ilçesi Eldelek köyüne Şehit Teğmen Tahir Canatan İlkokulu adıyla bir okul yaptırmıştır.

Yine aynı yıl Mucur'da dünyaya gelen Pilot Kıdemli Üsteğmen Hüseyin Saçakçı'nın 6.4.1965 tarihinde görev uçuşu sırasında Diyarbakır Karacadağ'da şehit olmasıyla Mucur halkının bir kere daha derin acıya büründüğünü burada belirtmek isteriz.

Şehit Tahir Canatan'ın babası Ahmet Canatan,oğlunun arkasından şöyle ağlamıştır:

Yirmi üç mayıs gün pazartesi

Türkiye’nin gözbebeği körpesi

Şehitlikten başka var mı ötesi

Şehit oldu görün Tahir Canatan

Paraşüt giymeye kalmadı zaman

Dolazı mevkiinde göründü duman

Esirge Allah'ım aman el aman

Şehit düştü görün Tahir Canatan

Tahir'i görünce tutuldu dilim

Kucaklayamadım tutmadı kolum

Kıpırdayamadım kırıldı belim

Şehit düştü görün Tahir Canatan

Mucur Geycek köyünden Âşık Hasan,müftü olan babası Ahmet Canatan'a hitaben,şehit Pilot Tahir Canatan için bir destan yazmıştır.Mucur Define Matbaasında basılan bu destan 30.5.1960 tarihli Mucur gazetesinde de yayımlanmıştır.Kardeşi Tayyip Canatan tarafından bize verilen ve elimizde olan bu destanın mısraları şöyledir:

Kıldırdın namazın güzel söyledin

Matem ile hepimizi toyladın

Tahir'i vatana feda eyledin

Bilirim derecen yüksektir hocam

Eyüp sabrı versin Hüseyin ecri

Mateme boyadı Tahir Mucur'u

Bütün ihvanları sana acıdı

Duyup işitenler ağladı hocam

Mucur gayet dindar Türk'ün arısı

Toplandı mateme kızı karısı

Parçalanmış gövde yatar yarısı

Hamza'nın ciğerin bilirsin hocam

Peygamber Hamza'ya yandı özünden

İnci mercan döktü nurlu gözünden

Nice şehit verdik vatan yüzünden

Vatan kıymetini bilirsin hocam

Bir takım askerle iki binbaşı

Aktı görenlerin gözünün yaşı

Tayyareden düşen şehitler başı

Cafer gibi göğe çekildi hocam

Yatıp uyumazdın leyli neharda

Niyazın çok senin vakti seherde

Uğradın acıya bu ilk baharda

Kerbela vakasın bilirsin hocam

Eskişehir tayyarenin merkezi

Dertli ettin sen ağlattın herkesi

Yarın mahşer günü ararız sizi

Şehitler ulvidir bilirsin hocam

Geldi bir tayyare keşfini yapar

Dolazı Pınarı'na kuruldu pazar

Tahir uçar iken uğramış nazar

Kalanlar sağ olsun ağlama hocam

Hareket eylemiş Eskişehir'de

Hüviyeti bulundu ceseti nerde

Şehitlik vermiyor Mevlam her ferde

Şehit babasısın ağlama hocam

Tayyare misket gibi arza saçıldı

Şehit kanı ile bir nur açıldı

Cenneti âlâda hülle biçildi

Makamı uçmaktır bilirsin hocam

Giyindin eynine bir siyah cübbe

Şehitler makamı bir yeşil kubbe

Mahşerde verilir kalan rütbe

Burda teğmen orda paşa oldu hocam

Hasan'la Hüseyin şehitler başı

Uçtu evrakları bir kandil kuşu

İbrahim Mehmet Kasım Tayyip kardeşi

Sağ olsun kalanlar ağlama hocam

Var mı ölüme tutan bir kafa

Baki bu dünyaya var mı bir sefa

Ali nerde ol Muhammed Mustafa

İhlasın manasın bilirsin hocam

Aşık Hasan bu destanı bağladı

Ecel oku nice ciğer dağladı

Dert kattı niyaz düştü ağladı

Hazreti İbrahim'i hatırla hocam

Kaynak: Mucur Sosyal Day.Yard.ve Kültür Derneği Aylık Haber Bülteni s.2; 30.5.1960 Tarihli Mucur Gazetesi,Yıl 5,Sayı 202.s 5;.Aşık Hasan Nebioğlu (Ertuğrul),Define Matbaası,Matbu Destan,Mucur;Öyküleriyle Kırşehir Türküleri,Destanları,

Ağıtları - Baki Yaşa Altınok,Oba Yay.,Mayıs 2003, s. 400-403

Türkünün Sözleri

Aşık Hasan Nebioğlu

Mucur

0 Comments|6 Views|View full article

Important:memleket hasreti
Posted by: mustafa ay on Nov 24 2007 11:04

http://www.youtube.com/watch?v=jggSUSKpw2E&feature=related

Ölmez, sağ olursam bu yaz inşallah
Sılayı bir daha görmek istiyom
Çugun'a varınca ya ağşam, zabah
Topraklara yüzüm sürmek istiyom

Kaman'ı, Mucur'u, Çiçekdağı'nı
Kındam, Dinekbağı, hem Özbağ'ını
Köylü, kentli, hastasını, sağını
Görüp bir muhabbet kurmak istiyom.

Ne büyüktür zevki yurdu görmenin
Kaç senenin hasretine ermenin
Dört bir yanda methedilen termenin
Şifalı suyuna girmek istiyom.

Kim sorarsa yazdın bunları niye
Gelecek nesile kalsın hediye
Kırşehir'de doğdum, Türkmen'im diye
Her yerde göğsümü germek istiyom.

Ey Şemsi Yastıman, ümitli kulsun
Kısmet ise gayen yerini bulsun
Hemşeriler buna vasıta olsun
Kırşehir'e selam vermek istiyom.

ŞEMSİ YASTIMAN(Memleket Hasretinden Bir Bölüm)

--------------------------------------------------------------------------------------------------------

KALANLARA SELAM OLSUN
Bu dünyadan gider olduk
Kalanlara selam olsun
Bizim için hayır dua
Kılanlara selam olsun
Ecel büke belimizi
Söyletmeye dilimizi
Hasta iken halimizi
Soranlara selam olsun
Tenim ortaya açıla
Yakasız gömlek biçile
Bizi bir aşan vech-ile
Yunanlara selam olsun
Azrail alır canımız
Kurur damarda kanımız
Yuyacağın kefenimiz
Saranlara selam olsun
Sala verile kasdimize
Gider olduk dostumuza
Namaz için üstümüze
Duranlara selam olsun
Dünyaya gelenler gider
Hergiz gelmez yola gider
Bizim halimizden haber
Soranlara selam olsun
Miskin Yunus söyler sözün
Yaş doldurmuş iki gözün
Bizi bilmeyen ne bilsin
Bilenlere selam olsun

(Yunus Emre)

0 Comments|37 Views|View full article

Important:herkes bir şekilde koşturdu ve halen koşturuyor
Posted by: mustafa ay on Nov 17 2007 16:32

"Afrikada her sabah bir ceylan uyanır, en hızlı aslandan daha hızlı koşması gerektiğini,yoksa ona yem olup öleceğini bilir.

Afrikada her sabah bir aslan uyanır, en yavaş ceylandan daha hızlı koşması gerektiğini, yoksa açlıktan öleceğini bilir.

Aslan yada ceylan olmanızın önemi yok, yeterki her sabah kalktığınızda koşmanız gerektiğini bilin. "

0 Comments|15 Views|View full article
Wednesday, May 30 2012
May 2012
SMTWTFS
  12345
6789101112
13141516171819
20212223242526
2728293031
Visits
0000857
 
Loading...
Loading...